Çok Yoruldum Anne
yoruldum anne çok yoruldum
bu bir isyan değil asilik değil
gücenme sakın annem
yılların yenilgisi, kalbimin ızdırabı
ruhumun kırılan çıtırtısı
ve bir ölünün iniltisi
dört kolluda bağıran
sen hiç hayal ettin mi beni anne
bir sahil kenarında
gözümde yaşlarla,
kıyaya vuran her damlada
oturup hıçkırdığımı
kahrolduğumu
sevgimi, nefretimi, yenilgimi ,
hayata dair tüm umudumu
her bir damlanın parçalarına bakıp da
mavi elbiseli kadının eteğine döktüğüm
acılarımı
sen hiç düşündün mü annem
yağmurları neden çok sevdiğimi
her yağan yağmurda balık gibi
sırılsıklam olup soğuk taşlara
diz çöküp neden ağladığımı
her kaybettiğimde
lanetli olduğum düşüncesiyle
kendimi şemsiyesiz yağmurun altında,
delice yıkayıp arınmaya çalıştığım
o lanetin girdabına kapılıp
küçücük damlalarda
hortumlar yaratışımın nedenini
ben yitirdim anne
hayata dair ne varsa, ben yitirdim...
mini mini bir kuş donmuştu pencereme konmuştu
çocukluğumun ilk şarkısıydı
ne eğlenceliydi, ne neşeyle söylenirdi!
şimdi, düşünüyorum da
donan bir kuşun, kendisine sığınacak bir yuva
aramasının hikayesiymiş
ne acıymış oysaki ,
çocukluğumun neşesi olan
bu şarkı
şimdi gücenme be annem !
çok yoruldum ben anne
yaşarken ölmek ağır geliyor,
ne olur toprakla örtün üstümü