Çokça Melahat

Merhaba Anne;


Uzun soluklu bir ağıt benimkisi.

Şimdi sen çay koyarsın,

Yanına bir de kek yaparsın eskisi gibi.

Çay demlenene kadar dizine uzanabilir miyim anne?


Yok bir şeyim, aldırış etme yamuk yumuk yürüyüşüme.

Biraz dağınık, akşamdan kalanlardanım azıcık.

Hele otur bir dinle, yoksa şafak karanlık...


Mağlubiyetimi yazdığımı istifa kağıtlarında,

Kırmızı yanaklarıyla bir kadına sevdalandım.

-Yok ya hele dur!

Melahat evde, daha ayrıl(a)madım.

Ayılamadım işte, sorma çetelesi çokça yalnızlık..


Yoksa zil zurna sarhoş varamam sekiz numaraya

Daha kapı eşiğinde vurulurum alnımdan,

Melahat bu anne,

Ağzında bir ordunun mühimmatı var bilirsin.

Atışa başladığı zaman o sinirle,

İnemiyorum merdivenlerden sana

O derece daralıyor yengecin kıskaçları gibi içim.

Bitiyor da yetmişlik,

Onca senenin hatırına mühürleniyor dudaklarım anne.


Neyse, çokça Melahat dinledik,

Kırmızı yanaklarıyla bir kuş yakaladım Bayrampaşa parkında.

Nasıl olsa balonları saldım avuçlarımdan,

Gökyüzü kadar ferah içim.

Hani pamuk şekeri tadında kalır ya dilin

O dereceyim bu ayazın ortasında,

Nevruz gibi yanıyor içim...


Çokça Melahat, az da olsa rahat şimdi içim.

Bir sevda ki, yanaklarımda çukurlaşıyor ismi,

Sorma bana ne denli sevildiğimi,

Melahat dırdırından beyaza döndü kafamın telleri...


Çokça aşk şimdi içim,

Adım kalsın sekiz numarada

Aşağıya inmeye yetmiyor içim...

20 Ocak 2024 272 şiiri var.
Beğenenler (9)
Yorumlar