Çöl Çatlağına Sıkışan Aşk
Aynasıdır
Reçele batmış gözlerim
Çöle dönen yüreğimin.
Kurak topraklarımdaki
Yabancılar,
Gönüllü yolcular ve
Gönül sürgünlüğü çekenler
Şaşarlar sayarken
Umutlarına gölge edenlere ve
Sol mememin altında yatan
Sahra'nın akbabalarına
Akan gözyaşlarımla düştü
En güvendiğim umursamaz zırhım
Hazırım şimdi
Yayından çıkmış bir sözle
Ölmeye ve kanımı akıtmaya
Sahra'nın susamış dudaklarına
Mısralarım senindir
Hayallerimi didikleyen leş yiyici
Her nefesim acıtır gırtlağımı
Sensiz cümleleri özgür bıraktıkça.
Öylesine dışlamış ve
İnkâr etmişim ki hayatı
Ölüm bile uğramaz yanıma.
Yaşamayan ölür mü ki diyerek
Azrail'i bile küstürmüşüm
Yalnızlık çınarının gölgesinde.
Pay etmeyerek sahiplenmişim yalnızlığımı
Bir çölün, güneşi sahiplendiği gibi...
Gidişinle
Aşk düştü yüreklerden
Cehennemle cennetin ufuk çizgisine,
Derin ve dar bir çöl çatlağında şimdi
Gelecekle geçmiş arasında sıkışan
Çelişkili hatıralar gibi