Davasını Bırakan Kafka
Kandil dolu evleri ihyâ eden bulutlarınSimâsına dünyalar dokunan yağmurların
Yeryüzüne taşırdığı faziletleri anlatırım
Bir yandan
Yoksul köprüler mütemadiyen uzar
Havasındandır eskimeyen tebessümler
Beraberce büyüttüğümüz yıldızlar
Onlarca tatlı sert kavgalarımız varken
Galibiyetini kutlar zaman sessizce
Tüm engellerin nişanesinde
Öykündüğün güzellik vardır
Deniz kızı misâli
Zemheride açan hayali güllerin
Su sızmayan muhabbetlerin
En ıssız sırlara demirlendiğinde
Bakir güzergâhların ahu benizli bahçeleri
Kaidesiz insanlardan
Yalansız masallar doğurur
Sonrası bir ceza hükmündedir
Fakat artık Kafka davasında değildir
Yorgunluğu buz dağının ötesindeydi
Ayaklarını uzatıp kendini dinledi
Bütün yokları cebinden çıkararak
Ne kadar şiirsellik varsa
Hepsini gece tüten yalnızlıklara adadı
Hep aynı yaşamların tekrarı olan günlerin
Sıkıcılığına sıkılmaması hünerdi onun için
İki kadeh bişeyler içip
Kafasına gelen milyonları da eskiterek
Sızmıştı odasının bir köşesine
Bulanık aynaların dağınık yüzlerinde
Esrarını bilmediği kestirme yollar vardı
Gölgeler lakırdıyordu
Olan biten boşunalığı
Yankısını duyuyorduk onların
Yabancısıydık evvelimizin aslında
Ne kadar yemini varsa hepsini bozmuştu
Artık davasında değildi Kafka