Demedim Ki
Gün ışığı gibi ulaştın, bana
'Kavlat, tüm derimi yak! ' demedim ki!
Gözümden sızarak bulaştın, bana
'İçimi yakarak ak! ' demedim ki!
Bazen belâ oldu, kirpiğin kaşın
Dalga dalga saçın, perçemli başın...
'Heykel gibi dikil, gönlüme taşın
Ruhumda ateşler yak! ' demedim ki!
Gök gürültüsünü seda etmişsin
Yağmuru, doluyu feda etmişsin
Göklerde bin türlü eda etmişsin
'Gözümde şimşekler çak! ' demedim ki!
Kasırga, fırtına... Estin başımda
Kum bile kalmadı, koca taşımda
Ben sana ne yaptım? 'Ahir yaşımda
Dünyamı başıma yık! ' demedim ki!
Nehir misin, şakır şakır akarsın?
Her yerde önüme selle çıkarsın
Islak ıslak, bulut bulut bakarsın
'Çağlar ol, kalbime ak! ' demedim ki!
Erozyon mu oldun, kaydırdın beni?
Şeytan mısın, yoldan caydırdın beni?
Aşk sarhoşu edip, baydırdın beni
'Kapının önüne yık! ' demedim ki!
Azrail'im olup, karşıma çıktın
Deprem oldun, gönül evimi yıktın.
Ne çabuk usandın, nazımdan bıktın?
Sana bir kez bile: 'Tık! ' demedim ki!
O nasıl yürüyüş, duruş ve bakış?
Beynime işlisin, sen nakış nakış.
'Haydi çık karşıma, yakama yapış
Başımı belâya sok! ' demedim ki!
Binlerce kişinin içinden seçip
Cayır cayır yakıp, karşıma geçip
Ilık ılık akıp, kendinden geçip
'Gözlerime öyle bak! ' demedim ki!
Bende kilitlenip kalmış, gözlerin
Ağlama, canımın içidir, yerin.
'Fısıl fısıl konuş, bak, derin derin
Gönlümün tahtına çık! ' demedim ki!
Bu şiir bir çığlık, şikâyet değil
Duygu hırsızlığı, sirayet değil
İstersen yırt, hadis ve ayet değil
'Muska yap, boynuna tak! ' demedim ki!
Bütün insanları karşına alıp
Herkesi bitirip de yalnız kalıp
Kızaran, ıpıslak gözlerle dalıp:
'Seviyorum! ' dedin: 'Gık! ' demedim ki!
O/nur seninledir, ölene kadar
Seni yaşar, sana canını adar!
'Çılgın sevdan, benim aklıma zarar
Haydi, yüreğimden çık! ' demedim ki!