Dolap
Dün gece bir yolculuğa uğurlar gibi seni
itinayla katladım, koydum bavuluna
bütün giysilerini.
“Ver birine” dediler,
bir başkasının sabahına karışsın
omuzlarına düşen ceketlerin.
Bilmem, kıyamadım.
Belki de bir yabancının teninde
senin izinin silinmesi fikrine dayanamadım.
Her kumaşı elime aldığımda
parmak uçlarımda nabzın;
yakasında gülüşün,
ceplerinde bekleyen ellerin vardı.
Kokladım.
Her giydiğini yokladım;
hangi akşam yağmur yemişti bu gömlek,
hangi tartışmadan sonra
sessizce askıya asılmıştı o hırka.
Üç valiz tuttu hepi topu
On altı yıllık serüvenimiz.
Dolap bomboş şimdi.
Şimdi anladığım gittiğini...
Rüyalarıma gel artık...

