Donar Iraklarında Nidalarım
Buluğ çağına girer gibi, mahçupken hislerim
Voltalar atar, yokluğunun mozaik taşlarında,
Senli duyularımın topuk sesleri.
Ve peşpeşe tüttürürken sigaraları dudakların,
Islak bir tablodur rutubetli gözlerimde/ gözlerin.
İstanbul'un ne idiğü belirsiz kalabalığında
Ağlarken akşam vaktinin gürültülü alacalarında,
Yarım yamalak duyulur, tekbir sesleri
Ve yanar yüreğin,
Avaz avaz bağrışan imdatlarında.
Şimdi dolanırken saliselere, nabzımın ayakları
Karman çorman olur,
Sol kaburgamın altında çığrından çıkmış tiktaklarım.
Ve otobüs koltukları arasında sıkışır da çaresizliğim
Tutamam,
Kurtulur ellerinden, kahrolası ellerim.
Kalırken marazlı gözyaşımın yüzünde izi,
Sakın dokunma pembelerine,
Dağılmasın BENlerin.
Ve beni bilirsin,
Her zaman, ateşten kırmızıdır bir yanım,
Boğulur medetlerinde
Bir bir tükenir de umutların,
Anlamaz kimseler.
Donar ıraklarında nidalarım,
Bir feryat, bir de figandır, rutubetten yıkılırken ağlaklarım.
-08-11-2010 ---23.10