Dur Diyemezsin
kalbin kilitlerini kırdığında,
acıya 'dur' diyemezsin..
aşkı alırda kollarına; yine gelir.
gözyaşlarıyla, tutkularıyla,
kederleriyle, sonbaharıyla..
taht kurar kalbinin tam orta yerine..
williamın okuna benzer tel tel kirpiklerin,
o tatlı, masum, elma kırmızısı kalbime fırlar gözlerinden.
dur diyemezsin..
bağlar seni kendine aşk.
düşşen bile, yine o tutar seni kanatlarından.
kaybolsan bile, o bulur yine seni kendinde.
ve sen beni öldürsen de,
yine o yaşatır en derinden; dur diyemezsin.
aşkı toplasan babilin asma bahçelerinden,
bütün mevsimliklerin kokusunu alırda girer kalbine.
cennet kokar tazecik yüreğin; girme diyemezsin.
aşkı acılardan süzemezsin,
her şey tanrının hediyesi; isyan edemezsin.
bir sonbaharın tadından vazgeçemezsen,
bitme diyemezsin..
aşk tatlıdır, damarlarında gezer acısıyla,
asla; dur diyemezsin.
damarlarındaki aşkın senfonisi kalbine yansır.
notalar gibi derin ve içten çarpıtır kalbini.
aşkın şarkısı hiç bitmez, dinleyesin gelir,
sol anahtarı kilidiyse kalbinin,
yüreğine yaklaşan ellerime; dur diyemezsin.
kar; bu gece yine en sertinden yağsa,
güneş; tenini nefretiyle kavursa,
sonbahar; yapraklarını dökse mutluluğun,
aşk kadar acıtamaz kalbini,
yapmayın diyemezsin.
yine gelir sonbahar, açar kollarını;
kalbin gibi tertemiz,
kanatların gibi bembeyaz..
en masumundan eser rüzgar,
süpürür kalbinden dökülen aşk kırıntılarını,
sen terk edince; dur diyemezsin.
o sonbahar çoktan bitmiştir.
ve son bir melodi dudaklarımda, kışın sert ayazında..
sessiz bir sokak ortasında,
aşka dair hecelerim cadde cadde dökülürken,
öpüldüğü yerinden kanattım dünyayı, yüreğimle.
en acısından, en tatlısına..
aşk peşinden koşar dursun; dur deme.
o tat kalbinde kalan en son hediyedir,
giderse; dur diyemezsin.