Dur Yüreğim

Ah be yüreğim,
Kim bilir kaç acıyı gecelere esir ettik.
Ne bir mutluluk,
Ne tatlı bir tebessüm gördük.
Kime dağ diye sarıldıysak altında kaldık.
Hangi güne güneşle uyanmaya niyet ettiysek,
Sabahın köründe ayaza takıldık.
Hangi gönüle misafir olmaya kalktıysak,
Çaldığımız her kapıya yüzümüzü çarptık.
Ne inancımız kaldı, ne mecalimiz.
Ne hayalimiz kaldı,
Ne de gerçek sevenimiz.
Bizimde bu hayattan alacağımız mutlaka vardı.
Dur yüreğim dur.
Bu yaraları kapatacak biri mutlaka çıkacaktır.
....
Ah be yüreğim...
Her yanımız sökük,
duygularımız dökük.
Sırtlan sürüsüne esir düştük.
Yaralar içinde kaldı her yanımız.
Bizim kaderimizde ağlamak,
Sevip sevip aldanmak vardı.
Belki de,
yüreğime düşecek yangınları annem biliyordu.
Az acısın diye canım,
Ta o zamandan yaralarımı üflüyordu.!
Bu alnımıza yazılmış bir kara yazıydı.
Dur yüreğim dur.
Çektiğimiz acıların bedelini,
hiç bir kalabalık karşılayamadı.
....
Ah be yüreğim...
Hep böyle gidecek değil ya.
Bitecek bu acılar,
Kapanacak açılan bıçak sırtı yaralar.
Dinecek bir bir fırtınalar.
Hep hüsran yazmadı ya tanrı alnımıza.
Hap çileye takılmadı ya yazgımız.
Bitirme hayata olan inancını.
Tüketme bitmek üzere olan sabrımı.
Dur yüreğim dur,
Ben doğarken,
üstümde ki kanı annem kar'la yıkamıştı.
Dur yüreğim dur.
Heybemde güvendiğim annemin duaları olacaktı.

Sadullah Karakaş

Yorumlar (1)