Düşmedi Yakamdan Unutmak
"ne vakit geçti bu kadar zaman
daha dündü ayrılık oyunu gösterimde olan"
Ne kadar da unutmaya çalışsak,
unuttuk desek velhasıl unutamasakta,
biliriz hiç bir şeyin
eski su yatağına dönmeyecegini.
Sadece bilinmez bir umut
yaşatmaktayiz aslında bedenimize
ve beynimiz uyuşmuştur neon özlemiyle.
Sonra hayaller gelir yaşam kesitinden
ince bir his güvelenir apansız.
mırıldanırız günahsız çocuk misali
yaptıklarımızın ardına.
Ve acı çekmek
boynumuzun borcu gibi
yapışmıştır küstah zamana,
usul usul ödemeye çalışırız yıpranarak.
Aralara süsleme yapmak isteriz bazen;
başka gözlere bakmak,
başka elleri tutmak niyeti
düştügünde zaman çıkmazına.
Geç olmadan fark ederiz
yok olmamiş
eski sıcak sarı saatli dakikalar,
çok unutmaya çalışsakta
ortadadır olanlar.
Küçük bir fotoğraf esinlendimi gözümüze
bize eskiler yükler.
İçimiz kabarmıştır,
bir kıvılcım kibrit suyu alev aldırır
ölüme bağışladığımız ruhumuza .
Hiç acımadan boğazlar
tekrar dönüş saatleri,
eskiyi özlettirir
eskiyi arzu kılar
eskiyi istettirir.
Bizimse elimizde
köşesi yarı yırtılmış geçmiş zaman biletleri...