Düştü Arzum Medine’ye
Gözümden akıttım hasret yaşını,
Aşkın potasında eğdim başını,
Arar bu garip kul dert yoldaşını,
Düştü arzum Medine’ye, nurlu ravzaya,
Selam olsun o şahane, ulu sevdaya.
Yollar uzak kalır, dağlar dizilir,
Aşkına düşenler candan süzülür,
Senden uzak kalan kalpler ezilir,
Düştü arzum Medine’ye, nurlu ravzaya,
Selam olsun o şahane, ulu sevdaya.
Geceler uykusuz, gözüm yoldadır,
Aklım o mübarek, nurlu güldedir,
Dilim feryat eder, canım haldedir,
Düştü arzum Medine’ye, nurlu ravzaya,
Selam olsun o şahane, ulu sevdaya.
Mekke’den ayrılıp nura boyanan,
Aşkın ateşiyle her an uyanan,
Gül kokulu şehre varıp dayanan,
Düştü arzum Medine’ye, nurlu ravzaya,
Selam olsun o şahane, ulu sevdaya.
Uhud’un bağında şehitler yatar,
O nurlu topraklar mis gibi kokar,
Gönül nehirleri ravzaya akar,
Düştü arzum Medine’ye, nurlu ravzaya,
Selam olsun o şahane, ulu sevdaya.
Yeşil kubbe görünürse uzaktan,
Kurtulur bu canlar her türlü gamdan,
Şefaat umarız ulu makamdan,
Düştü arzum Medine’ye, nurlu ravzaya,
Selam olsun o şahane, ulu sevdaya.
Uğur der ki yandım hasret narından,
Vazgeçtim dünyanın fani varından,
Ayrı koyma bizi Hak didarından,
Düştü arzum Medine’ye, nurlu ravzaya,
Selam olsun o şahane, ulu sevdaya.