Duvar Örmüş Hayat
Yüreğim bugece yaslandı duvarlarına
Avuçlarım terledi resimler çizdi yokluğuna
Nede olsa karanlık geçecek gören olmayacak
Saklanmak bu olsa gerek sessiz kaçışlara
Eğilemeyecekkadar yorgun dizlerim
Bir düşsem birdaha kalkamayacağım
Belliki yine sabah olmayacak
Pencereler gibi dışarıda kaldı yağmurlarım
Rüzgar küskün sanki kokuna esmiyor
Ne fırtınalar yaşardı oysa bu saatlerde
Nefes alıyormuyum acaba kalbim atıyormu
Gölgenibile özledim
Bu tarla yeşeremiyor artık kupkurak kaldı
Çapalıyorum sana dönüş yollarını
Ok işaretleri hep yanlış yönleri hapis etmiş
Bulmaya çalıştıkça bir girdaba dolanıyorum
Ada ormanlarındaki gözlerimiz
Denizi himayemize aldığımız saatler
Dokunmadan sana delice sarılışlarım
Heyecanlandığımız ilk an
Düşünüyorumda şimdi yıkmalı bu duvarı
Yaslandığım duvar sağlam değil
Terden çizdiğim resimleride almalıyım
Yumruklamalıyım aslında ellerim parçalanmalı
Kanım bile istediğin renkte akmalı
Yakıyorum artık bütün ışıkları
Bu yürek karanlıklarda değil
Aydınlıklarda sevgiyi yaşatmalı
Ne verirse bana hayat
Alır benden tam iki katı