Eksik Cümle
Zıt yönler... Ve geriye kalan o eksik cümle...
Zihnimin arşivinde kayıp bir dosya gibisin.
Açmaya korktuğum, ama silinmeyen ismin...
Gözlerimin ardında kurulmuş sessiz bir değirmen,
her anı öğütüyor... durmuyor tek bir gün.
Dokunsan kırılacak, camdan birer heykeliz;
kendi içimizde kilitli, dışarıdan kimsesiz.
Çözüldükçe çoğalan... bitmeyen bir özlem.
Ne veda edebildik, ne de kavuştuk.
Biz sadece aynı rüyada farklı yönlere koştuk.
Zaman dediğin bükülür, kalır rüya kırığı;
masamda yarım kalmış bir hikâye.
Yollar arıyoruz yitirdiğimiz izlerle,
aynı göğün altında, bambaşka bir dünyayla...
Göğüs kafesim daralır, sığmaz içine bu cümle.
Sen bende bir ihtimal... ben sende kör bir düğüm.
Çözüldükçe çoğalan... bitmeyen bir özlem.
Ne veda edebildik, ne de kavuştuk.
Biz sadece aynı rüyada farklı yönlere koştuk.
Ne tam buradayız, ne de başka bir yerde...
Arafta kalmış iki siluet.
Dokunmadan dokunmak, görmeden ezberlemek...
En ağır yüküdür hayatın: hissederek beklemek.
Çözüldükçe çoğalan... bitmeyen bir özlem.
Ne veda kaldı elde, ne de dönüş yolu.
Aynı rüyanın içinden geçtik,
birbirimizi bulamadan...
Zıt yönler...
Ve geriye kalan o eksik cümle...
İmran Salman