Epsem

 yıllardır avuçlarımda biriken tortu 

köhne yolların toz bulutundan değil 

olsa olsa d’inmeyen sancısındandır aşkın 


 güvertesi su almış hayal yüklü gemilerimin

 bütün güzergahları sana doğruysa hala 

epsem ol aşka dinle içimin sesini 

 nasılsa kuş seslerinden yaptığım

 ve bozkırın derinliklerine usul usul süzülen

 o türküyü hiç bilmeyeceksin ! 


 tükenir ömür bile 

 ve yalnızlık dudağıma yapışan bir fahişeyse parmaklarımdan dökülen mürekkep 

 müphem bir iç çekişe kan sızdırır  

mevsim güz ise


 kırılır gecenin eklemleri gümüş yağmurlar yağarken sabah ezanına

 yabancı bir mevsimden dökülen 

 saklısında yakamoz halkaları oluşturan

 kollarımın asılı olduğu çarmıh parıldar


 -ki saçının teliyle dikmiştim yaramı -


 kendime sığamıyorum sevgilim 

 göz bebeklerinde mezar kazı öldürdüğüne 

Barış Çiçek

Yorumlar (3)