Ertuğrul Fırkateyni

Yaklaşıyordu  on altı eylül tarihi, 

Dönüş yolundaydı Ertuğrul Fırkateyni .

Belki de maviliklere gömülen gemi, 

Türk -Japon dostluğunun sağlam temeliydi.


Kızgındı o gün fırtına tanrısı Thypon , 

Püskürürken denizler tanrısı Poseidon, 

Suları yatarken Fırkateyni ton be ton , 

Bekliyordu gemidekileri acı bir son .


Gözünde endişe vardı Osman Paşa'nın , 

Göz göre göre vuran büyük dalgaların, 

Ardı kesilmez oluyordu duaların, 

Bir sabır  sınavıydı belki Yaradan'ın.


Giriyordu denize Kushimoto halkı, 

Hangi yiğidin dayanır buna vicdanı, 

Durmaz iken büyük okyanus dalgaları, 

Çıkarıyorlardı kadersiz aslanları. 


Tam tamına 527 mürettebat, 

Görmemiş böylesini kadim tabiat.

Arşa yükseliyordu merdiven kat be kat, 

"Kardeşlik"ti Japon'lardaki büyük inat. 


Bekliyordu yollarını yetim çocuklar, 

Yürekleri inmiş ana ,bacı,sevdalar.

Susmuyordu hiç minarelerden ezanlar. 

Batıyor şimdi kızıl güneş efkar efkar...


Ne Abdülhamid Han doydu gözyaşlarına, 

Ne de İmparator Meji gözyaşlarına...

Sadece Ertuğrul Fırkateyni adına, 

16 Eylül kazınmıştı vicdanlara.


Dikilmişti binlerce Sakura fidanı .

Kazanılan bir zaferdi tarihe karşı, 

Kurutuyor rüzgar gözlerdeki yaşları, 

Umarız açılmıştı cennet kapıları.


Muhteşemdi dağların ardındaki tan,

Şimdi suzmaz iken minarelerden ezan, 

Haykıra haykıra söylüyor Şair Hasan :

Unutmasın o günü insan oğlu insan!!





15 Eylül 2020 43 şiiri var.
Beğenenler (3)
Yorumlar