Eskici !
Eskici !
Eskiciiii ! Eskiler alırım !
Demir, bakır ne bulursam alırım.....
Eskiciii! ... Bakarmısın Gardaş yukarıya !
Bende de satacak birşeyler var !
Buyurasın gardaş!!..
Ne vardı satacağın ?
Gir şu karanlık odaya, ne bulursan al götür !
Abiiiii !
Burda para edecek birşey yok ki !
Nasıl olmaz gardaş ?
Bak !!! Burada sararmış resimler,
acı ile yoğrulmuş,
Gözyaşı ile ıslanmış,
Her dizesinde, ölmüş, ölmüş dirilmiş,
Yüzlerce şiir var !
Al götür hepsini !
sorarlar ise ucuza kapattım dersin !
İstersen ?
Kurumuş bir gül var kitapların arasında ?
Onu ilk aldığım günü bir anlatsam sana !
Kıyamazsın, alıp öpmeye, gitmeye !
......Abiiiii !
Beni yanlış anladın !
Ben para edecek şeyler alırım !
Hem bunları alsam,
kime satarım ?
Bir iki günde,
böyle şeyleri satın alsam,
anında batarım !
Sende haklısın gardaş !
Bunlar para etmez değil mi ?
Gidenlerde öyle söylemişti
Sevgi, mevgi bunların hepsi hayal demişti !
Yıllardır acı lokmaları boğazıma dizmişti !
Hadi sana uğurlar ola !
Eskici, paracı gardaş !
Kapat.....!
Karanlık odamın sırlarla dolu kapısını !
Belki birileri bir gün gelir ?
Açar bu tozlu sayfaları...
Belki birileri !
Yolu düşerde ?
Döner gelir mezar başıma !
Kurumuş güllerimi savurur mezar taşıma !
Bilemezsin ki !
Belki de üzülür;
Bu seven kalbin döktüğü göz yaşına !