Eylül Günbatımları
Çırılçıplak gecenin koynunda
Dünden kalma utangaç kızıl
Bir başka yarenin kollarına uzanıp görmek istediğim
Yakasını açmış, seni beklerken
İhtiyar bir çınarın altında, abide-i eylül hülyası,
İki yokluk arası saadet.
Alıp alıp götürdüğün Eylül günbatımları,
Ah ne yana baksam
O bakışları afet, alınganlık tanrıçası...
Kaçamak bakışlar hizaya çekilirde
Hazin şarkılar sükuta esir edilir
Bahtiyarlık onun zerafetine,letafetine
Lütfedilir.
Alıp hepimizi alıştırdığın tek tek
Eylül günbatımları.
Sel'ine kapılmışken nerden baksam
Kızılca kıyamet,başlıyor bir vehim...
Utanarak yağmurlara şarkılar fısıldanır
Fiyakalı sözler,meye düşkün gençler
Ah kimin koynuna girsem bu gece
Tarife uygun, hayal meyal hatırladığım
Eski bir düş,çıplak bir hülyayı
Hangi gün batımlarından alsam getirsem,
Buram buram tütsüye çalan Eylül günbatımlarından
Kandillere bağlanmış gecelerden
Tenhalara çeksem o afeti
Gözlerinde bulutsu bir çılgınlık ve kaybolmak.
Ağırlansam ateşli kollarında
Dünden kalma bir kızıl,
Abide-i Eylül hülyası...
Ağustos 2009/ Rüyahane / Uykumda çalınan ezgilerin pek uğrak yeri rüyahane...