Fasülye'den
Fasulye'den
Çürüyen bir tahta sedir
gıcırtısıyla
Eşleşiyor cırcır böceği
Verandanın ayak izine
yalın ayak basıyor ibriğim.
Geceler pusuyor
gizli bir tavşan siluetinde...
Etrafa yayılmış tarhana kokusu...
Akşamüstü bu,
yorgun sofralara kuruluyor işte
Eski bir tahta kaşık höpürdüyor
garipliğin girdabında.
Kıvrılıyor camdan çemberin içine
yalnız ve mağrur bir bulut.
Pencere gölgesine uzanıyor perdeler.
Kat be kat soyunan tenimde
günün içine işlemiş bir leke, gece.
Boğuk sesiyle
bir gugumal kuşu
Hapsediliyor göğüs kafesime
tüyleri göğe ulaşmadan.
Taze vedalar ağır olur
Ayşe Kadın!
Seni elbet terk edemiyorum.
Çünkü
en güzel yokluklara bizi resmediyorum
artık.
Ve en güzel şiirlerde
eskitiyorum bizi,
sırıklı bahçeler taneleniyor.
Şiirimin dili mi?
İşte o da tamamen
fasülyeden.
Atmosfere saçılan saçmalar domdom kurşunu...
Tcpassenger_ierdoğan
10.08.2026
Çankırı/Şabanözü — Sırıklı Bahçeler