Gecenin Dikişi
Ay göğün yırtık cebine düşmüş bir düğme gibi
Sarkıyor usulca iplikleri yıldızlardan örülmüş
Rüzgâr eski bir kemanın tellerini çekerken
Şehrin çatılarında uyuyan kediler uyanır
Sokak lambaları sarı birer fener tutar
karanlığın gemisine limana yanaşan
Her adımda kaldırım taşları fısıldar
Buradan geçti bir zamanlar unutulmuş bir aşk
Bulutlar pamuk şekeri değil artık
Yorgun devlerin yastıkları
Yağmur damlaları camlara vurdukça
Bir çocuk çiziyor parmağıyla denizi
Ve ben geceyi ilmek ilmek söküyorum
Kalbimden geçen tren raylarına
Belki bir sabah olunca bulurum kaybolan rengi
Bir kuşun kanadında saklı Kalan maviyi


