Gecenin Sessizliğinde Aşkın Nefesi
Soğuk bir sonbahar ayında,
Yıldızlı bir gecenin sessizliğinde,
Aşkı nefesliyordu,
Kırağı tutmuş ,
Dallardan dökülen gazeller.
Bu aşka tek şahitte onlardı,
Yıldızlar,gece,kırağı ve kuru gazeller.
Kaçıyorlardı,
Kendilerini takip eden,
Sevgi düşmanlarından.
Kaçmalarıda gerekliydi,
Yoksa ecelleri,
Onların ellerindeydi.
Zaten kaçmaktan başka ne yapabilirlerdi ki;
Atlamışlar babadan kalma motora,
Yol almışlardı uzak sıra dağlar ardına,
Aşkı yaşamak ve yaşatmak için.
Kayboldular sessiz gecenin içinde,
Karamıklarla kaplı,kurumuş ısırganlar arasında,
Yaşatıyorlardı kimseden habersiz,
Doyumsuz aşklarını.
Bir çığlık hissedilmişti,
Kurumuş ısırganlar arasında,
Bu aşkın çığlığıydı bence.
İnliyordu gazeller,
Hışırtıları kulaklarımda.
Rüzgar bir başka esiyordu,
Gecenin karanlığında.
Aşk nefesi kokuyordu,
Rüzgarın esintilerinde.
Gizli kapak kalmamıştı,
Anadan üryan,
Beden çırılçıplak.
Yıldızların parıltısında,
Bir o yana bir bu yana,
Devriliyordu,
Kuruyan ısırganlar.
Çplak bedenlerini dağlamıyordu,
Isırgan tozları,
Dağlayamazdı da çünkü;
Orada yaşanan bir aşk vardı.
İşte böyle bir gecenin sessizliğinde,
Rüzgarın getirdiği,
Aşk nefesini hissediyordum iliklerimde.