Gecenin Sıcağı
Gecenin sıcağı siner içime
birer ay ışığı takılır gözlerime
bir dünya aralanır, büyür yavaş yavaş
buğulu, puslu, sıcak, sonsuz...
bir çiçek açar aniden
hüzünlü, ıslak
kara saçlı bir değer alnıma
salınır yüreğimde yavaş yavaş...
Bir rüzgâr sarar tenimi
dağların yamaçlarında
güpegündüz bir ay gülümser
ay ışıkları kaynar damarlarımda.
Gündüz geceyi yaşarım, gecede gündüzü
kucaklarcasına yakından bir güneş
kamaştırır gözlerimi, ısıtır içimi
yakar, kavurur, gece yarısı gördünüz mü güneşi?
Çimenleri yalayan yağmur suyu
ulaşamadı ırmağa
tuttu
toprak onu
sonsuz düş saatlerinde bir bilmeceydi
sıcak bulutlar ardında arardım
siyah alevler sarmıştı her yanımı
cennetin kapkara olduğunu bilir miydiniz?
Kalemimi
sapladım toprağa
yuttu
toprak onu
Bir özlem masalı
anlatırdı karanlık gecelerde
ay ışıkları özlemdi
ay ışıklarının kapkara olduğunu bilir miydiniz?
Karanfil güzel kokar
yağmurlu havalarda
yuttu
toprak onu
Dağların gölgelerinde saklandı savruk ümitler
yıkıldı yüreğin duvarı
kış güneşi içime işledi
güneş ışıklarının kapkara olduğunu bilir miydiniz?