Geceye Düşen Kuş
Sokak lambaları yorgun gözlerini kırparken
Kaldırımlar ay ışığını çiğneyip durur
Bir kedi gölgesini duvara asar usulca
Ve rüzgar eski bir şarkıyı fısıldar camlara
Yıldızlar avucuma düşen kırık aynalar
Her biri başka bir düşü keser parmaklarımı
Senin adın dudaklarımda tuz gibi erir
Deniz kokan bir sessizlik çöker göğsüme
Şehir uyurken ben uyanırım içimde
Kalbim unutulmuş bir tren istasyonu
Gidenler çoktan gitmiş gelenler yok
Sadece senin sesin yankılanır raylarda
Geceyi yırtıp geçen bir kuş olsam keşke
Kanatlarımın altında saklasam bütün suskunluklarımı
Ve sabah olduğunda ilk ışıkla birlikte
Adını bırakıp gitsem bulutların koynuna


