Geceyi Taşıyan Çocuk
Geceyi iki elimin arasına aldım
Kırılmasın diye
Oysa gece camdan değil, yalnızlıktan yapılır
Bunu en çok annesini erken yitirenler bilir
Bir kuş geçiyor içimden
Kanatları sürtüyor kaburgalarıma
Her çırpışta biraz daha büyüyor boşluk
Boşluk dediysem
Öyle herkesin bildiği cinsten değil
Adı konmamış bir ülke gibi
Haritasız, susuz
Ben sesimi nereye koyacağımı şaşırdım
İnsan bazen kendi ağzında yetim kalır
Kelimeler vardır, eve dönmez
Kelimeler vardır, dönse de kapıyı bulamaz
Çocukluğum
Bir soba kovasında kül rengi
İçinde yarım kalmış bir kış
Kimse bilmez ama
Bazı mevsimler insanın içinde pas tutar
Bak
Gökyüzü dedikleri şey
Biraz da affetmektir
Yukarı bakarsın, sığarsın
Aşağı bakarsın, kırılırsın
Ben kırıldım
Ama ses çıkarmadım
Çünkü bazı acılar
Bağırınca çoğalır
Bir nehir geçiyor şimdi kalbimden
Suyu tuzlu
Balıkları suskun
Kıyısında bekleyen bir ben
Elleri cebinde
Hiç gelmeyecek bir gemiyi karşılıyor
Oysa ben
Birinin omzuna başımı koysam
Dünya yerinden oynamaz sanıyordum
Oynarmış
İnsan en çok
Dayanamadığı şeye dönüşür
Ben sabır oldum
Ben gece oldum
Ben kimsenin bilmediği bir sızıya ev
Ve şimdi
Adımı çağırıyorum karanlığa
Sesim geri gelmiyor
Çünkü bazı isimler
Söylendiği anda
Yabancılaşır
Geceyi bırakıyorum
Ellerimden düşsün diye değil
Artık taşıyamadığım için
Ve anlıyorum
İnsan dediğin
Biraz kırık bir çan
Çaldıkça kendini eksilten.
