Gençleri Neden Kaybettik
Sorduk mu kendimize, ne zaman koptu bu bağ?
Gençlik bir uçurumda, sanki bir kara otağ.
Yabancılaştı evlat, kökünden koptu bir dal,
Gözlerinde fer sönmüş, dillerinde acı lal.
Asi dedik, serseri; suçlu diye dışladık,
Kendi ektiğimizle onları hep kışladık.
Ruhu boşaltılmış can, markaların esiri,
İçinde bir boşluk var, geçmiyor hiç tesiri.
Eğitim dedik ama içi boş bir teneke,
"Maarif" diye sunduk, her yanı ayrı leke.
Yüzyılı yakalarken özümüzden vazgeçtik,
Bilgi yerine sadece boş etkinlikler seçtik.
Yapılandırmak neydi, biz mi yanlış anladık?
Öğretmeni sınıfta bir köşeye bağladık.
Ezberden kaçalım derken, öğrenmeyi unuttuk,
Etkinlik denizinde, boğulup susuz koptuk.
Zekayı, felsefeyi rafa kaldırdık tek tek,
Bilimsellik yerine sadece şekil gerek.
Körleşti dimağlar bak, sağırlaştı yürekler,
Okuldan ahlak gitti, boş kaldı tüm dilekler.
Televizyon ekranı, mafya, kurşun ve kan,
Tıklanma uğruna bak, harcanıyor koca can.
Cinsel içerik dolmuş, ekranların her yanı,
Kirlettik tertemizce akan o asil kanı.
Sanat öldü can çekişir, müzik ise gürültü,
"Torbacı" ezgileri, ruhu saran bir örtü.
Hakaret dolu sözler, uyuşturucu övgü,
Edebiyat suskun bak, tarihe indi sövgü.
Kapitalizm pençesi, marka oldu tek gaye,
Zengin hayat rüyası, en büyük bir sermaye.
Alışveriş çılgını, ruhu aç, karnı toktur,
İnsanlıktan nasibi, zerrece bile yoktur.
Biz yetişkinler kurduk, bu virane dünyayı,
Şimdi çocuklara mı yıktık tüm bu belayı?
Kendi ellerimizle kazdığımız çukurda,
Onları bıraktık biz, her gece bir kâbusta.
Anne baba suskunsa, rehberlikten bihaber,
Evladına sunduğu, "dokunulmazlık" keder.
Özgürlük sandığı şey, aslında bir pranga,
Hayatını kararttı, düştü derin bir banga.
Din, millet ve vatan bak, al aşağı edildi,
Bayrak, şehitlik canım, şöhret için silindi.
Paranın karşısında diz çöktü tüm değerler,
Ruhu satılmış nesil, boşluğa doğru gider.
Kültürden uzaklaştık, felsefeyi boşladık,
Kendi değerimizi, yabancıda aradık.
İnsan öğrenmesini, hiçe saydı bu düzen,
En çok da biz olduk bak, kendi neslini üzen.
Umutsuz bir karanlık, sarmış her bir yanını,
Gençlik feda ediyor, geleceği, anını.
Ahlaktan yoksun dedik, peki biz ne öğrettik?
Hangi doğru kapıyı, onlara biz gösterdik.
Eserimizdir bizim, bu yitik, yorgun nesil,
Şimdi suçlamak kolay, suç bizde asıl!
İçi boşaltılmış ruh, bir marka peşinde koşar,
Anlamsız bir çabayla, cehaletinde taşar.
Vatan, şehit, mukaddes; ne kaldıysa geriye,
Götürdük biz onları, en dipsiz bir dereye.
Gelin de bir soralım, ne zaman bitti bu nur?
Biz kaybettik onları, işte en büyük kusur!

