Gerçek Aşk
soyulmuş kalplerde başlar gerçek aşk
öncesinde bir hırsız girmiştir
almış götürmüştür ne var ne yok
sonra aldıklarının eksikliği
sarmıştır bedeni
titrek, mağrur bir insan bırakmıştır.
tam toparladım derken dirilir yeniden
yeni gömülmüş bir fani gibi
yine olmaz devamı
hala suskunsundur mezarın başında
dirilmeler devam ettikçe
titrek ve mağrur olan beden
çürümeye terk edilir
işte o anda azrail gelir sağ yanına
çare olamaz hiçbir şey
terk edersin ruhunu ölüme
günler, haftalar geçer
kusamazsın ölümü üzerine
derken,
bir başka melek gelir yanına
okşar ruhunu saçlarıyla
bakışlarına tebessüm eder
dokunur kalbine baştan sona..
işte gerçek aşk böyle başlar,
nedeni bilinmeyen bir sonuç gibi
ya da cevabı olmayan soru gibi
"nasıl bulabildi beni ?"
