Giz Tükenmesi

uzaklığımızda ertelediğimiz bir ziyafetti
sancılar içinde uyandığımız
yalnızlığımızla gölgelerin raks edişi

yakamızı bırakmaz terlemeyi özlemek
güneşe dolaşık pencere buğularında
haince telaşlı bir uğultuyla uyanırken yeryüzü
böylesine bir ince yakınmak
bu sahte aydınlıkla asla avunmayacak

yüzümdeki sarışın kahkaha
sendeki esmer hüzün suskusu
ellerine dokunduğum anın kırmızılığı
kayıtsız sesinin artık boğazıma kadar gelmesi
cilveleşirken esintisiyle kirpiklerimin
kıymıklar saplanacak göz bebeklerime
soğuk bir ormandan mezarıma taşınmış

ne yapsam yoksun
ne yazsam adsız
anılarım yurtsuz diller gibi şarapnelli
yorgun ve kırışık yüzlü
oysa bütün bir geleceğimin yurt sevgisiydin
kucakladığım düş ilkyazı

giz tükenmesi bu
sokağına küsmüş evin uykuya dalması
adımlardan ümidi kesmiş sapa yolun
sırtını dönmesi tüm menzillere
sayıların dört işlemsizliği
boğuk beyaz yalanlı bir kur
ölümcül bir şakanın acılarımla son raksı

beni beklet anılarımızı bekletme...

29 Ekim 2010 1474 şiiri var.
Beğenenler (2)
Yorumlar