Göğüs Göğüse Vuruşarak Can Veren Şiir
--
I
Şiirimiz kızıla çalar,
Akan dize/de kan bir türlü durmazmış,
Ölü dudaklarda küf tutar,
Gözlerini intihara sevk etmedikçe olamazlarmış arkadaş.
//
Cesaret;
Giderken ardında yüzsüz bir sövgü bırakabilmektir,
Ki cesaret,
Sen içinde beni öldürerek yaşatabilmektir.
II
Bu şehrin mezarları dar gelir yaşayanlarımıza,
Hiçbir söğüt doğuramaz güncel ölülerimizi,
Bu şehrin ahbapları kimi kimsesiz kaşır ellerini,
Hepsinin kod adı aşktır mahkum numaraları
Sıfır sıfır sıfır arkadaş...
İki şehrin hikayesini şakaklarında taşır,
Bu yarımca şehrin tüm dülger balıkları,
Gözlerinde iki madeni siyanür parası ile
Can verirler bir kaşık karada...
Atlaslar,
Haritalar,
Yükseltisini deniz seviyesinden bin beş yüz metre
İşaretler bu şehrin hayta,yosma kaldırımlarını.
Ve hep sevişerek savaşır bu şehirde yokluklar,
Ay/ın pürüzlü yüzeyine kendilerini bırakarak.
III
Şiirimiz maviye çalar,
İhtilal anlarında süngü darbeleri ile can verirmiş,
Kendi kendine örgütlenerek yanar,
Yanlış ihbarlar "aşk"ı dar ağacına götürümüş arkadaş.
//
İnanmak;
Üç köşe ortası inanmamayı barındırmaktır,
Ki inanmak;
Senin beni sevebilme ihtimaline bile bile kanmaktır.
IV
Bu şehrin isimsiz topraklarının öksüzlüğünde,
Nice çocuk avuçlarında uçurtmaları ile yatar,
Bu şehrin heykelleri hep soğuktur arkadaş,
Hep dik yaradılışlarla kuzeyin ucuna bakar,
Bölük pörçük modernize,
Notre Dame'ın Kamburu/nu kundakta iken,
Kaçırmıştır bu şehrin işgüzar fidyecileri,
Aynı şekilde,
Çanların kimin için çaldıklarını da öğrenmek istemişler,
İstihbarat yetersiziliği sebebinden askıya alınmıştır.
Matematik,
Geometri,
Hep sınıfta kalmıştır bu şehrin öğretimlerinde,
Hiçbir formülün yetmediği gündür bu şehir,
Ve hep yaşayarak ölmüştür bu şehrin hiçlikleri,
Zaman zaman histeri krizlerine muhatap.
V
Bu şehirde,
Şiirimiz siyaha çalan,
Göğüs göğüse vuruşarak can veren şiirdir.
Esinlendiğim,Ece Ayhan'ın "Mor Külhani" şiirine ithafen...