Gölgeler Çekilirken

Gölgeler çekilirken ruhun dehlizinden,

Hangi rüzgâr pay alır kalbimin sisinden?

Ben ki kendi gurbetimin yorgun bekçisiyim,

Sen vuslat eşiğinde bir alev, sızan içimden.

Avcumda sönen kandilin son nefesi bu gece,

Ben karanlığa mühürlü, çözülmez bir bilmece,

Sen yeryüzüne sızan ilk nurun müjdesisin.


Hangi damıtılmış yaştır bu kandili uyandıran?

Hali hasretle sarıp, sabırla döven devran...

Bir ışık süzülür parmak uçlarından sessizce,

Sen yandıkça genişleyen bir ufuksun her gece,

Bense gölgesini bile kendinden sakınan hicran.

Söyle, hangi vuslat ikliminin parıltısı bu?

Hangi sönmez ateşin külü, ruhu kuşatan bu?


Ben bir kaptan değilim, anlamam ışık evlerinden,

Yoruldum gizli ummanın o hırçın cezirlerinden.

İniltiler vurur sükûtumun ıssız kıyısına,

Bir fener değilim, muhtacım bir kıvılcım ısısına.

Önce yürü, geç bu isli aynalar diyarından,

Sonra uzan bir nura, vazgeçip ahu zarından.

Zamanlar gelip geçsin, düşün ey meczub dilsiz:

Işık neden kendi rengini bulur bedelsiz?

Kelimeler kimin bağrında yanarsa kandil olur?


Hangi demin ateşidir içimde sönmek bilmeyen?

Bir ressamdır kendi çizdiği resme boyun eğen...

Ben öğütülen anıların yasında değilim artık,

Işığın kalbindeki o sonsuz değirmene inandık.

Bu derin aldanış, bu uzaklık kimden kalmadır?

Her gurbet, aslından kopan bir ahu feryaddır.


Sen bir sevda güneşi, ince bir hayal hecesi,

Vuslatın en mahrem saati, tarihler öncesi...

Ben bir kervan muamması değilim, bitti o çağ,

Ellerim ışıldar seninle, sönmez bir çerağ.

Kış ortasında kandil sıcaklığıdır adını anmak,

Yüreğimde döner, güneşten bir dağ olur yanmak.

Söyle bana ey vuslatın sırdaşı, ey gizin aslı:

Bu ışık hangi deryanın bana "merhaba"sıdır, hangi faslı?

31 Mayıs 2026 51 şiiri var.
Beğenenler (1)
Yorumlar