Gölgeler Çekilirken

Kırılırken kibrin o fildişi kulesi zihnimden,
Hangi şüphe pay alır kalbimin dehlizinden?
Ben ki mutlak cevapların yorgun bekçisiyim,
Sen bir soru eşiğinde şimşek, sızan içimden.
Avcumda ufalanan kabullerin son nefesi bu gece,
Ben ezberlere mühürlü, çözülmez bir bilmece,
Sen toprağın altında yürüyen o saklı köksün.

Hangi yanılmadır bu aklı uyandıran?
Doğruyu hasretle sarıp, zanla döven devran...
Bir hayret süzülür parmak uçlarından sessizce,
Sen sordukça genişleyen bir ufuksun her gece,
Bense bilgisini bile kendinden sakınan hicran.
Söyle, hangi öğrenme ikliminin parıltısı bu?
Hangi sönmez merakın külü, ruhu kuşatan bu?

Ben bir mürid değilim, anlamam hazır yollardan,
Yoruldum niyetin o kaba, o hırçın rüzgârlarından.
Feryatlar vurur sükûtumun ıssız kıyısına,
Bir taklitçi değilim, muhtacım bir şüphe ısısına.
Önce yürü, geç bu hazır doğrular diyarından,
Sonra uzan bir soruya, vazgeçip ahu zarından.
Zamanlar gelip geçsin, düşün ey meczub dilsiz:
İnsan neden kendi cehlini bulur bedelsiz?
Kelimeler kimin bağrında yanarsa hikmet olur?

Hangi demin ateşidir içimde sönmek bilmeyen?
Bir kâşiftir kendi çizdiği haritaya boyun eğen...
Ben yürünmüş yolların yasında değilim artık,
Sorgunun kalbindeki o sonsuz değirmene inandık.
Bu derin aldanış, bu eminlik kimden kalmadır?
Her ezber, aslından kopan bir ahu feryaddır.

Sen bir hayret hecesi, bir idrak incesi,
Öğrenmenin en mahrem saati, tarih öncesi...
Ben bir biat muamması değilim, bitti o çağ,
Zihnim ışıldar seninle, sönmez bir çerağ.
Kış ortasında hakikat sıcaklığıdır adını anmak,
Yüreğimde döner, güneşten bir dağ olur anlamak.
Söyle bana ey hayretin sırdaşı, ey gizin aslı:
Bu soru hangi deryanın bana "merhaba"sıdır, hangi faslı?

31 Mayıs 2026 52 şiiri var.
Beğenenler (3)
Yorumlar