Gölgelerin Eşiğinde
Kör bir zamanın koynunda uyanırken gece,
Yıldızlar dökülür gönlümün kırık aynalarına.
Rüzgârın ucunda savrulan o isyankâr zülüfün,
Takılır kalır ömrümün kanayan damarlarına.
Şimdilerde dilsiz kayalara sinmiş, sırrıyla o kadim sancıdır
Toprağın göğsünü yaran, kavrulmuş, titrek bir nefes gibi.
Sustukça büyür içimde kimsesizliğin sağır yankısı,
Bedenim, ateşin pençesinde ufalanan dar bir kafestir
Kırılır mühürleri, aralanır hicrana açılan aydınlık,
Karanlık sulara devrilir çığlık çığlığa geçmişim.
Hiçliğin girdabında eriyip arınırken bu yorgun ruh,
Ben asırlardır senin uçurumlarında dirilmeyi beklemişim
