Gönül Terazisi
"Kuyumcu sarrafı bilir, kadrini cevher olan."
Bir ömür devirdik zamanın çarkında,
Gözlerimizde dünün yükü, yarının telaşı...
Sokaklar dolu insan, kimse kimsenin farkında değil,
Oy benim yalnızlığım,
Oy benim anlaşılmayan yaralarım...
Gölgesi ağır bir çınarın altında durdum,
Toprak sere serpe uzanmış ayaklarımın dibinde.
Benim gönlümde vefa sevdası;
Bir dağ kadar ulu,
Bir çocuk kadar masum,
Bir/az da bu devrin harcına yabancı...
Ah! Ben bu ahvalimi kime anlatayım?
Riyakar gülücüklerin arasında,
Kendi kabuğuna çekilmiş bir ihtiyar yürek...
Tartısı bozulmuş bu dünya pazarında,
Koyun beni dostluğun ıssız bir köşesine,
Kuytu ve derin bir duaya,
Ses/siz öleyim...
Kaç kere sınandık dostun sitemiyle, bilir misiniz?
Kaç kere sabrı katık ettik gecelerimize,
Kaç kere sustuk?
Anladım ki şimdi ben,
Gönül dilinin unutulduğu bir çağdayım...
Sokaklarımda,
Paraya kul olanların,
Emeği hiçe sayanların,
Adfa, şana aldananların,
Gönül yıkmayı hüner sananların hüküm sürdüğü bir devirde;
Şimdi bir/az da
Vefayı unutan sahte yürekler ağlasın...