Görmeyeceksin
duymayacaksın görmeyecek gelmeyeceksin
sûr sesiyle uyanacak deniz
poyrazlar anacak ansızın
başta dümen suyu tekne livarlar dolup taşacak
bir misal anlatacak kolyoz
yakamozun sesinden
dinle aşk!
seni anacak sabah yıldızının esintisi
öyle uğuldayacak rüzgâr kozalak yanacak
reçineler akıtacak çam gövdelerini
denizler kirlenecek gülüm
kırklanacak kırlangıçlar
gelmeyeceksin
bugünde ölecek ölüm
kimse duymayacak
sesinden mahrum müezzini
seni çağıracak ibadet
melankolik ezgileriyle
duymayacaksın
nafile göz kırpacak kuyruklu yıldız
meşk ile dolacak karamsı kirpikler
görmeyeceksin
duymayacaksın görmeyecek gelmeyeceksin
gelemeyecek
mevsimler dönecek
şurup olacak gelincikler içmeyeceksin
yosunlar dökülecek kayalıklardan
midyeler kavrulacak enkazından
bilmeyeceksin
öleceksin öleceğiz
akşamüstleri anlayacak yokluğumuzu
musallalar dolacak aşk ile...