Gözlerin Sorulmamış Binbir Sorunun Cevabı
Gözlerin dolaşıyor şehrimin sokaklarını...
Kâinata üflenen usarenin sadece bir zerresi
şehri içine alacak kadar büyümüş.
Sayıyorum, aydınlatarak geçtiğin evleri
ve yüreğimde hep aynı bekleyiş...
Yine, ay parlamışsa denizde,
bir kıyıdan mavi sularıma girmişsindir.
Peşine takılan yıldızlarda seni kaybetmek korkusu;
kaybederlerse karanlıkta kalacaklar.
Benimse, her bakışımda gözlerim kamaşıyor.
Saçlarımı okşadığında ışık huzmelerin,
bilirim ki terastan şehrime bakıyorsundur.
Sevgilim!
Gözlerin; gönül şehrimin ışıkları,
yanıp söner kutsal sevda geceleri boyunca,
ruhumun derinliklerine inerken her yeri yakar,
her yeri yıkar
ve beni baştan yaratır.
Gözlerinde başlar günlerim/ gecelerim
ve orada anlam kazanır kalp atışlarım...
Başını çevirme ne olur!
Çevirmenle gün bitecek,
hayat bitecek...
Dünyanın ilk suyudur gözlerin
ilk insanı; hayatı bu güne taşıyan...
Gözlerinden yükseldi tüm kıtalar,
gözlerini bulmak için sefere çıktı gemiler,
Gözlerinin çizimidir evrenin haritaları,
gözlerin yürümekle bitiremediğim,
her adımda daha da uzaklaşan;
gözlerin...
Sevgilim!
Bir zaman olur uyursun şehrimin bir yatağında,
sabaha karşı;
omuzlarında bilmem kaç yüz binlerin yorgunluğu...
Bense gözlerimi kapatamam,
odamı doldurur nurun...
Alnıma öpücük kondururken dudakların,
üzerimi örter ellerin.
Ürpertiyle irkilsem boynuma dolanır
ellerin ,ellerin...
Sesin soludukça, dalgalanır mavi deniz içimde
Fısıltıyla haykıran/ gürültüyle susan...
Gözlerin, sorulmamış bin bir sorunun cevabı...
Gözlerin... Gözlerin...