Gül Kurusu


I

gül,
kendine açtı yine.

hiçbir mesnevi dokunmaz artık
kuruyan bir defter yaprağına —
bir şeyler biter içeride,
sessizce,
adını koymadan.

bunu bilirim.
susarak öğrenilen bir şeydir.

her şeyin biraz eksilerek durduğu yerde
hep bir gül açar...

bir serçe,
göğün eski bir mektubunu gagalar.
mavi, harflerini bırakır —
yavaş yavaş.

gül kurusu derim buna,
mavinin eksildiği renk.
böyle eksilir sanırım çocukluğum.

gül kurusundan
mayhoş bir maviye
uçurtmalar uçururum
kimsenin yüksek sesle okumadığı cümlelerin içine —

özlediğimi söyleyemem.
söylenince küçülen bir şey bu.

özlemek —

içeride kırılan bir zaman.
fiil değil artık,
hareket hiç değil.
bir eksilme biçimidir o an.

yalnızlık, kuruyan bir şey,
her gün biraz daha kendine benzeyen.

hangi kelimeye sığınsam,
rüzgârda yitik kalır uçurtmam.
bir kelime düşer içimden, tutamam.
uçurtma ipini hatırlamaz.

bir ses kalır içerde,
ne bana ait
ne de dışarıdan.

kelimeler yerinden sökülmüş.
hiçbir şey yerinde durmaz.

II

şehir akşamı erken giyinir.

kaldırımlar ayak seslerini taşımaz artık,
sadece geç kalmış adımları tanır.
herkes biraz başkasına benzer;
aynı yüz değil, aynı yorgunluk.
bir pencereden bakan,
bir lambayı söndüren.

son banliyö treni geçer,
kimse tam yetişmez —
hep bir adım eksik.

bir ses kalır peronda, adı konmaz.
ne inen vardır artık
ne de binen.
sadece
bekleyen bir boşluk.

ışıklar daha az yanar sanki.

bir serçe geçer içimden,
göğün eski bir mektubunu gagalar yine.
mavi, harflerini bırakır —
yavaş yavaş, sessizce.

gül kendine açar,
ama kimse görmez.

görmek artık kimseyi yerinde tutmaz.

ben orada kalırım,
hareketsiz,
söndürülmemiş bir ocak gibi.

uçurtmam çoktan düşmüştür.
ipinden boşalmış,
yerde —
eylem değil artık,
sadece bir iz.

tutsaklık ile özgürlük arasında,
bekler gibi.

insan, kaçırdığı trende oturur bazen.
bir tren geçer içinden gecikmiş,
pencerede bir yüz,
bir istasyon kalır kimsenin inmediği.

ışıklar yarım yanar,
yarım söner.

bir serçe daha uğrar içime,
göğün eski mektubunu bırakır bu kez.
mavi usul usul çekilir dünyadan —
sanki hiçbir zaman tam olmamış gibi.

gül kendine açar,
ama açıldığı an
zaten kurumaya başlamıştır.

başından beri taşıdığım o suskunluğu
bir yere bırakacak gibi olurum —
ama bırakmak da
geç kalmış bir eylemdir artık.

bazı şeyler ne gelir ne gider.
sadece kalır —
bu en ağır cezadır.


ve insan,
en çok kaldığı şeyin içinde
yavaş yavaş
eksilir.

22 Haziran 2026 147 şiiri var.
Yorumlar