Güle Güle Demek Yakışmaz Siyah Güle
Madem ki gitmek istiyorsun,
hiç durma !
Bir an evvel çek git,
durma gayrı buralarda...
......./
Beni tanırsın !
Ben ;
senin yaptığın gibi
adamı arkasından değil,
istesem;
iki kaşının taa , ortasından vururum...!
Sende bilirsin !
sevgiliye her ne kadar,
hoş geldin demek,
bize düşse de,
güle güle demek !
adam satmak,
hele;
delikanlı adama,
hele, hele senin dediğin gibi bizim gibi eski toprağa,
bu saatten sonra hiç,
yakışmaz sevgilim....
.
Her zaman derim !
sen işini bilirsin !.
ister bacadan, ister kapıdan,
..
usulca,
../
çaktırmadan geldiğin gibi,
sessiz ve derinden,
ayak parmaklarının ucuna basarak,
içimdeki aşkının canavarını uyandırmadan,
çık git !...
Sağır ve dilsiz bıraktığın Dünyam da,
yeniden gönlüme otağ kurmadan !
Korkma !
.../
Haydi gözlerimi kapadım !
nefeste almıyorum bak !
belki de alamıyorum !
çık git !
.../
Seni yüreğimin mahzenine,
küllenip sönen kor ateşinin yokluğuna,
ebediyete doğru uğurlarken,
kalbimin derinliklerine gömdüğün,
sevginin hazinesini,
bahar coşkusunda,
sana yaşatmaya çalışırken !
Parsel, parsel parsellediğin bedenimin !
tapusunu yırtık bir resim ile sana teslim ederken,
saçlarıma yaşattığın kış'ın,
elbet bir gün baharında,
kardelenler yeniden filizlenecek,
ne yazık ki !
sen göremeyeceksin !
yokluğunun ertesi sabahında....!
Ve;
Bir sabah çiğ düşerken kirpiklerime
hıçkırıklar boğazımda düğüm, düğüm düğümlenirken,
sen yine de benim için üzülme,
beni de olur ya hiç düşünme !
Bak !
Ben dediğin gibi yine eski toprağım !
yıkılmam öyle hemen, şimal rüzgarlarından !
yalnız,
senden son bir ricam,
giderken,
sevgilim !..
Bir sır gibi, yıllarca,
gizliden, gizliye ,
içimde taşıdığım yüreğinin,
çırpınışını bırak son bir kez göğsümde duyayım,
ve sonra çık git geldiğin gibi...
Bilirsin;
Racona ters !....
güle, güle demek yakışmaz siyah güle...
..../
Çobandan sevgilerle....Niğde bağları..