Güneş Doğmayan Şehir

Kirli yüzler uyanır tabutlarından

Ölü sessizliği içinde

Suskun bakışmalarda merak ölmüş.

Köşe başlarında

Boyunlarının arkasından bakar körler.

Binalar uzaklaşır birbirinden

Sinirli bakar ağaçlar

Dağlar harp nizami almıştır,

Süngüleri omuzlarında.

Bir sis denizi sarmıştır sokakları.

Ay ışığının ulaşamadığı köşelerde,

Çığlıktan ezgiler yükselmektedir.

Deniz kudurmuş bir köpek gibi,

Uzaktan bakmaktadır

Dişlerini çıkarmış, limana zincirli

Her an hazır saldırmaya.

Yıldızlar kaçmıştır geceden,

Mutlu insanlara ait anılara saklanmışlardır.

Lambaları söndükçe tek tek

Zeminden ulaşılamayacak kadar yüksek binaların,

Korku, çürümüş ceset kokusu gibi

Yayılır şehrin tüm caddelerine.

Gündüzün güleç çehresi gitmiştir.

Şeytanla tanışmak için,

Paha biçilmez hazırlığı hissedilir kaldırımların.

Ve bazı dar sokaklardan tıkırtılar gelir

Öksürük seslerinde tehlike kırmızısı duyulur.

Kolun kopsa; kan,

İnan dışarı akmayacaktır.

Bazen ansızın parlak gün ışığı dolmuş

Hayaller çıkar karşına

Biraz hatıra barındıran,

Yıllar önce görülen bir ahbap gibi

Tanımak zordur bunları:

Ve belki gülümsersin karşı koyup,

Akciğerini büsbütün doldurmuş olan

Kasvete rağmen.

Sarıldığın kalın paltonun içinde

Bir yangın çıkar,

Seri adımlarının söylediği

Donuk ve tek düze şarkıya eşlik eder.

Çünkü yavaş yürüyemezsin,

Dostane bir rüzgar iter sırtından:

Sana yapılan son iyiliktir.

Gece olunca şehir,

Güneş boğana kadar karanlığı,

Senindir!

21 Nisan 2019 11 şiiri var.
Yorumlar (2)
  • 3 yıl önce

    Hoş geldiniz aramıza nice eserlerinizi okumak dileğimizle kutlarım