Hakikat
Sen de var olmayanı aramaya ayrılık derim
Şiire başlar gibi gözlerinden akan
İki yakasını birbirine bağlayıp İstanbul'un
Ceketine yalnızlık
Paran
Pulun
Koleksiyonlar sadece hüzün dolu nağmeler fısıldıyor
En kabalist sokaklardan geçerken
Sevginin imanına yakışmayan tavırlar sergisi
Her iç çekişimde
Bir sürgün yaşanıyor
Mecmaül Bahreyn dudaklarında
?Dön
Dolaş
Yine bana gel "
Der gibi
Bakma bana
Evet sevgili; beni yorabildiğince yor
Ölümü yaşamak ölmekten daha zor
Berzah gülüşlerine sıkıştırdığın var ya hani
Havale et gaiplere
Ruhunun nişanesi olsa geri dönmeyeceğin
En abes fiillerde yongalanacaksa yüzün
Gelişin sırrında kaybol
Bulunuşuna imtihandır burası
Gidişine hatırla beni
Hazır ol
Nasıl küçümsenir ölüm nasıl
Beni eken Mücahid biçer
Hakikatin kaderi değildir ömrün