Hamdım Piştim Yandım

Üç yaşında geç kalsam da yüzüne
Üç yüz yıl görmüştüm köre dönmeden
Şimdi vakti geçmiş ibadet gibi
Üç bin yıl geçirdim yare dönmeden / Ekrem AKBUNAR 

Kendine zulmeden içmiş ayılmaz
Kuşu kurda veren adam sayılmaz
Göz görürse dilden inkar duyulmaz
Tanrıya ulaştım vara dönmeden / Menekşe ULCAY 

Kahveyi içmeden sarhoş ayılmaz
Virdini çekmeden derviş olunmaz
Derdini sevmeyen maşuk bulunmaz
İlahi Aşk gördüm geri dönmeden / Sahir NEVA

Asla eremeden insani bağa
Zulmün iğnesini batırdın dağa
Gözyaşı savurup sola ve sağa
Ummana katıştım kire dönmeden / Ekrem AKBUNAR

Aklı kara olan beyazı bilmez
Dilin zehirliyse tatlı söz gelmez
Şeytanın bol ise o yüzün gülmez
Kendine gelesin zora dönmeden/ Menekşe ULCAY

Kalbi kara olan iyilik bilmez
Gönlü yara olanda uyku görmez
ilhamın bol ise sözün tükenmez
Derdini sevesin kora dönmeden /  Sahir NEVA

Kendimi hatmettim devrin dilinde
Kalmamış kimsenin bir şey elinde
Zihnine su verdim çölün yelinde
Ruhu tutuşturdum tere dönmeden / Ekrem AKBUNAR

Devrin ahlakını almıyor akıl
İki kutsal suyla parlar mı çakıl
Vicdanın yok ise şeytana takıl
Yorganı kurtarsak pire dönmeden/ Menekşe ULCAY

Cevrine hapsettin ömrüm elinde
Çeyiz nakşet sözümü üzerinde
İnsafın var ise gülüm yüzünde
Gülümse yüze yere dönmeden /  Sahir NEVA

Hayat toz pembedir düşmeden dara
Şans gülecek diye beklenir sıra
Amcası da hünkar olsa Mısır’a
Köşeyi dönemez kürre dönmeden / Neneh

Düşünce kaldıran olsun ararız
Düşer kalkar sağa sola sararız
Karanlık uzayı durmaz yorarız
Tanrı bizi görmez nura dönmeden / Ekrem AKBUNAR

Bilince uyandıran kul sorarız
Arar durur sağa sola bakarız
Maşukun kalbine sormaz kaçarız
Gönül gözün açmaz Tur’a dönmeden /  Sahir NEVA

Ya tekeri patlar ya da unutur
Huyunu bilemem suyu kurutur
Yokluğunda kendisini aratır
Enel Hak diyemez dâra dönmeden / Ekrem AKBUNAR

Ya şekeri çıkar ya da tozutur
sabrını bilemem suyu durultur
varlığında ol derdimi azaltır
Ya hak diyemez ol Azra dönmeden /  Sahir NEVA

Çeke çeke bitmez derdi insanın
Diye diye gelmez gönle lisanın
Koca Tanrı’m ben sen biz siz meydanın
Düze çıkar sanma geri dönmeden / Ekrem AKBUNAR

Çize çize dolmaz günü mahpusun
Çeke çeke bitmez zikri dervişin
Yüce Allah’ın lütfuna mazharın
Kışa kalır sanma yare dönmeden /  Sahir NEVA

Dünyeviyim yok ruhumun motoru
Zihnimin çalışmaz pek antikoru
Kendime verdim ben deli raporu
Gönlüm yakar beni kora dönmeden / Ekrem AKBUNAR

Sahir’im çoktur namemin kusuru
Neva’m gönlümde onulmaz bir dilru
Hikmete yordum ben Aşkta gururu
Canım çıksın sare geri dönmeden / Sahir NEVA


Lügat:
Yare: Arkadaş , dost, sevgili
Vird: Zikir, tesbih, dua
Cevri: Eziyet, cefa
Mazhar: Bir iyiliğe erişmiş, güzelliğe kavuşmuş kimse
Tur ( Dağ) : Hz. Musa’nın Allah ile konuştuğu ve On Emir’i aldığı yer olarak da bilinen Sina Dağı diğer tanınan adı ile Tur Dağı
Azra: Medine şehrinin diğer adı, bakire kadın, Hz. Meryem ve fethedilmemiş toprak anlamlarına gelir.
Name: mektup, yazılı söz
Sare: saf, temiz
Dilru: gönül çalan, gönül alan

07 Kasım 2021 62 şiiri var.
Yorumlar (25)
  • çok güzelsiniz...

  • Ben de ayrı ayrı tebrik ediyorum... Kalemler hiç susmasın, tıpkı yürekler gibi. 🌾🌺🌹🍃🍁✏️

  • Tebrik ederim değerli şairlerimizi 🍂

  • ''bu tıpkı meddahın esprisi sonrası bakın burada gülmeniz gerekiyor deme acziyeti gibidir, '' ne güzel ne yerinde bir karşılaştırma.. ferhan şensoy çok derin düşünürdü bu sözünüze.. ki son meddah idi kendisi.. lütfen youtbe,de dinleyin o doğaçlamasını ..''bu akşamı çarşamba yarın akşam perşembe.. bu akşamı burdayım yarın akşam neredeyim.'' terbiye; bu sizde var.. böylesi görüncelemeler pek az görmüştür bu site.. saygimkere..sevgimkere

  • hiç sevmem şiir sonrasi lugat açıklamasını ..birak okuyan bulsun sonrasini.. ki,hiç bir şair böyle yazmamiştir tarihte.. neyin ispati bu..zaten şiirin oturmuş günün tahtina.. birak ezikliği kendini ispat cabasini ..herne kadar farsca osmanlica bilmiyorsak şiirce biliyoruz bana tere satma ..hep böyle yaz lugat yapma.. yoksa alirim mürekebini .) saygımkere.. iyi şiire şaire..