Hayat-hata-hüsran
Soğuk ve puslu bir sessiz akşamdayım gene,
Üşümüş İstanbul'un üstüne gece örtülmüş
Çığlıklar duyuyorum uzaklarda sesi kısılmış çığlıklar
Duydum ki ömür denen şey kimilerine ölümmüş
Tecrübe illetine güvenerek yaptığım her hata
Şimdi kafama silahı koymuş bana özürler diletiyor
Kendi ellerimle yaptığım kumdan kale gibi hayatım
Hüsran dalgaları vurdukça parça parça yıkılıyor
Hayat ne yaptığın belli değil, artık gelme üstüme
Ya yer beni öldürüsiye yada yap beni baştacın
Anlık tebessüm molalarında öğrendiğim kısacık gülmeler
Şimdi anlıyorum ki bu ömürde benim en büyük ihtiyacım
Fırsatım olsaydı elimde zamanı geri çevirmek için
Yaptığım halellere gidip bir bir pusu kurardım
Ve her birini gözümü kırpmadan birer birer öldürür,
Seni beklerdim, benim yanımda olmanı umardım