Hayranlığın Rengi
Kurumuş mürekkep canlandı, adınla doldu her hece,
Gözlerin bir yıldız sağanağı, aydınlandı kara gece.
Zaman o kırık saatte değil, senin nabzında atıyor,
Varlığın öyle bir lütuf ki, çözülmeyen en tatlı bilmece.
Ne bir yangın külü bu, ne de solgun bir yaz hatırası,
Sen, ömrümün en taze, en bitmeyecek bahar fırtınası.
Sana bakmak; bir denizin maviliğinde kaybolmak gibi,
Veya yorgun bir yolcunun, vuslatta dinme çabası.
