Her Dem Bir Nisan
ay'ına çözündüğüm nisan
nasılda çırılçıplak
oysa gelincik çiçeklerinden ördüğüm taç şimdi anason bardağında
feryat ediyor nasılda bitimsiz öksüzlüklerdeyim şimdi
bir içsem seni içecek gibi gönlümü
bıraksam süzülecek kanatların
sarhoş bir omuza yaslanıp yalpalayıp
şehir hal oldu sevgilim şehir altüst oldu nicedir
naralar şarkıları öldürüyor hicaz
savruk şiir yaprakları destansı bir deftere yaslayıp gibi gidiyor
kör oldu meçhulüm
kör topal
ey günlerin kırçıl rengi
nasılda ağlıyorsun yamacımda benim
yamacım kara umman
nasıl susayım şimdi klarnetler kara ağlarken
nasıl banayım kederimi gamzeme
oysa gülmek yakışıyordu mazimin uçkuruna
körfezin bağcıkları umuda bağlanırken
nasılda fal açıyordu papatyalar
seviyor mu
sevmiyor mu
sevmiyor musun gülüm nasılda bakıyorsun sessiz
hangi şubat konuşmamayı öğretti sana
susmayı
oysa göğsündeki mendirekte içmiştim kaderi
vururken yıldızlar memelerine
şairi işitmiştik
şiir sokakta
şiirsizdik yasakken
gözlerinin hepsi dem
her dem bir harf
her harf cümlesi kapının
kilitler kırmıştık
prangalar takmıştık sevişmelere
oysa gülüm
dardı mekanların cümle kapıları
omuzlarımız acımıştı
iteklemekten
kırmaktan
kırıldık biz şimdi nisan
gelincikler şişelere saklandı
mayıs'ta şurup olacak anadan üryan
belki o zaman kafiyeler dizilir yeniden
her dem bir nisan
her dem bir mayıs...

