Hiçlik
HİÇ bir şeyin kalmadığında
HİÇ bir şey kadar
HİÇ sin işte
Aynada saçlarını tararsın
Pencere önümde kitap okursun
Camları buğulatıp, buğulatıp
Onu çok sevdiğini yazarsın parmaklarınla
Usulca ayaklarını toplayarak beklersin beklediğini
Çocuğuna sımsıkı sarılır kokusuna doyamazsın
Bir ağacın gölgesinde oturur karıncaları izlersin
Fırından ekmek çıkacak
Bir parça koparacaksın sımsıcak
Avuçların yanaklarına konacak
Biraz dalgın ama biraz da çaresiz düşünürsün
Mum ışığında resimler yaparsın
Ve kalpler çizersin HİÇ kırmadan
Önünde dizili sıra, sıra kavanozlar
Susuzluktan çatlamış dudaklarınla suskunluğunu satarsın
Basamaklarda oturup mektuplar yazar yırtar yırtar atarsın
Bir arkadaşının omzunda hayata tutunursun
Bazen bir şeyler söylemek
Avazın çıktıkça bağırmak istersin yapmazsın
Oturup iki bardak demli çay içersin
Kedine sarılır
Köpeğini seversin
Olmadı ayakkabı tamir edersin karda kışta üşürken ellerin
Sıcak nefesinle ısıtırsın nasırlı avuçlarını
Büyük şehir yalnızlığıyla bir başına oturursun kuş uğramaz parklarda
Yuvasız kuşlar gibi camilerde büyürsün
Minber diplerinde
Olmadı kapılar yaparsın be usta
Hep açılıp HİÇ kapanmayacak kapılar
Ya da gemiler oyarsın tersaneler de
Cam pervazlarından güneşin her zamanki gibi bugünde battığını seyredersin
Küsme hayat gelin
Gidiyorsun bak
Yılgın ve bitkin Oturma öyle çocuk
Kalk çelik çomak oynayalım
Anne bana masal anlatır mısın?
Ama içinde kaybedeni ve gidenleri olmasın haa anne
Olur mu?
Aynada saçlarını tararsın ayla
Avluda mektubunu okursun ayla
Sırtında bir dolu dikenli çalı taşırsın ayla
Otur da annen tırnaklarını kessin ayla
Nasılsa HİÇ bir şeysin
Yok, bir şey ayla
Binlerce yıl önce kapanmış kapılar hala kapalı
Tutuklu gökyüzüm
Mühürlü gökkuşağım
Ve yıllardan beri durgun akıyorlar nehirler
Yok bir şey ayla
Sen saçlarını taramaya devam et
HİÇ bir şeyin kalmadığında
HİÇ bir şey kadar
HİÇ sin işte
2010-08-24
21.30