Hiçlik Yankıları

Gece, derin bir kuyunun karanlığına çivilenmiş.

Gün, zincirlenmiş bir esir gibi nefessiz.

Yıldızlar, yorgun fenerler misali

sarkıyor göğün karanlık yüzünden.

Gökyüzü,yırtılmış bir tül gibi

solgun bir tenin üstüne örtülmüş.


Ve ben,

gömleği yırtık, kırık bir zamanda

incecik iplikleri sökülmüş bir kumaş gibi,

parça parça karanlığa sızıyorum.

Bensizliğin kıyısında

unutulmuş bir hikâyenin

çürük nefesiyle.


Ve sözcüklerim,

yaralı, suskun,

sahipsiz sözcüklerim

kırık aynaların damarlarında

sessizce kanıyor.

Her harf, boğazına taş bağlanmış kuşlar gibi

çaresizce düşüyor boşluğa.


Ve sessizliğim,

ince bir sis gibi sarmış her yanımı,

ruhumu üşüten kırık bir melodi,

duvarlarda yankılanan bir çığlık çarpıyor yüzüme.

Sesim, sessizliğim de boğuluyor.


Ve ellerim,

bir kayanın soğuk sırtında oturan

parçalanmış gün ışığı gibi

gölgelerin kör kuyusuna karışmış.

Parmaklarımda ise dokunamadığım düşlerin külleri var.


Ve zaman, küflenmiş bir aynada

kendini tekrar tekrar tüketiyor.

Her nefesim, donmuş bir nehrin

çatlaklarında sıkışan yankı misali

kendi içinde ölüyor.


Ve düşlerim,

kanayan, parçalanmış bir yürekte eriyor.

Bir kuyunun hıçkırığı taş duvarlarda çatlıyor.

Düşlerim, toprağa değmeden solmuş yapraklar gibi

avuçlarımda ufalanıyor.


İşte ben,

İşte kalbim,

pörsümüş bir saatin sonsuz döngüsünde

kendi yerini bulmaya çalışıyor.

Rotasız bir sessizlikten ibaret,

son nefesini veren bir yıldız gibi.

Kayıyorum.

Nefesim yok

Boşluktayım

Elim yüreğimde,

erimiş bir güneş gibiyim

Bir yarım hiçlik,

diğer yarım

yine hiçlik....


28 Ağustos 2025 25 şiiri var.
Beğenenler (1)
Yorumlar (2)