Hırçın Titreyiş

Hırçın Titreyiş



Yarının ela gözünde efsunkâr bir hilal;

yanaklarda seherin kına lekesi.

Gök suya eğildiğinde

kırılıyor çanak gibi gece.

Ay ışığı,

avuçta saklanan son yudum su.


Mor şalın kıvrımında,

dolaşıyor kıvırcık rüzgâr;

Bir düş,

sarmaşık gibi dolanıyor gövdeme.

Ellerimin beyazında

uyanan sır,

zamanın oyuğunda.

Yaslanıyor aşkın bağrına

taze gelincik kadar

çıplak hakikat.


Deli rüzgârların ısıttığı mesken.

Göğün çatısı altında kuşlar,

ufku çiğniyor.

Kaldırımın soğuğunda hırçın bir

titreyiş,

her adımda kanıyor gece.

Salkım söğüt,

dem vaktine eğiliyor;

kırık bir nota gibi

akşamı söylüyor.


Bulutları örten pudra sessizlik;

uçuruma süzülüyorum.

Sular seller geçiyor içimden;

geriye

seherden kalmış tortu.


Köpük dağılıyor güneşin yüzüne;

zultanit gibi renkleniyor sema.

Saflığın üzerine,

kırılıyor muazzam ayna;

kırmızıya kesiyor her şey.


Gölge;

bir har gibi karanlığı yırtan mum,

duvarda titriyor zaman;

yüzüm,

bir tüy hafifliğinde

sonsuzluğa çekilen son kül



22 Temmuz 2026 432 şiiri var.
Beğenenler (2)
Yorumlar