Hüzün Köprüsü
***
bir hüzün
köprüsünden geçiyoruz şimdi
adımlarımız kırık
altımızdan geçen zaman
soğuk ve derin
geride kalanların
taşıdığı yük ağır
dilde bir kırılma var
söylenemeyen ne varsa
taş gibi birikiyor içimizde
yutuyoruz
yutuldukça büyüyor suskunluk
her sabah
biraz daha eksik uyandık
aynı rüyayı yarım bırakıp
aynı yarayı
yeniden sarar gibi yaptık
ama sarılmadı
unutulmadı
her seferinde
biraz daha kanadı
geceye bıraktık suskunluğumuzu
belki sabah hafifler diye
ama sabah da
bizi tanımadı artık
aynı acıyı
başka bir yüzle getirdi kapımıza
biz bu yarayla
yaşamayı öğrenemedik
belki de öğrenemeyeceğiz
yaranın yaşını sormadım hiç
zamanın merhem olmadığını
geç de olsa öğrendim
tutacak bir şey ararken
hep aynı boşluğa düşüyoruz
aynı düşüşte
çoğalıyor yalnızlığımız
acı yorulur mu bilmiyorum
ama biz
çok yorulduk
toprak..
gideni geri vermiyor
sevay




