İçimde

Bir ecnebi kelime-i şehadet getiriyor içimde
Bir sofu zevklerine tavaf ediyor
Başlıyor suları yakan Ay ışığının rehberliğinde
Hadım edilmiş umutların körebe yolculuğu
Teraneli coğrafyanın her köşesinde
Yağ satarım bal satarım oynuyor
Kalemi kırılmış şairler
Kelime oyunlarında boğulmuş yürekleriyle
Baştacı yapılıyorlar her yerde
Tadamadığını anlatmaya çalışan gurmeler
Yazarlar seviştiriyor maşuklarını
Toz pembe romanlarda
Bir kadın anlamsızlığı öpüyor
Bir adam kurcalıyor yanardağı
Lav olup akıyor hezeyanlar
Bir çocuk sürdürüyor ağlamayı
Kıvılcımlar taşınıyor henüz yakılmamış ormanlar için
Ömürleri yolunmuş bendeler çıkıyor Arafat'a
Hep özgürlüğün eşiğinde beklemektir dertleri
Yüzlerindeki kırışıklıklara siper almıştır ölüm
Bilmezmisin kozan ipektense rahat bırakmazlar seni
Aşk soğuktan kaçıyor göçmen kuşlarla birlikte
Yalanlarla kabartılmıştır çünkü sevdalar
Toprağa gazel düşüyor
Kavruluyor yürekler hiçliğin tutuşturduğu ateşte
Ölümün bile bileğini büken us
Güç yetiremiyor esarete
Karanlıkla örtünüyor utangaç ruhlar
Siyahtan başka renkler ufalanmıştır zaten
İlk mavi solmuştur gül yapraklarında
Bir denizin içi çekişinde harlanıyor yalnızlık
Şarkısını bulamayan hazandır şimdi meczûp
Kumların titreşimindeki giz
Uzun bir koridorun sonundaki neşter
Aynalarda devleşen cüceler
Gerçeğin söylediği yalan gibi cesur
Zamandan emanet bir çocukluk acısı gibi
Beni bölen bilmediğim kelimelere
Zamanın düşürdüğü aynada gördüm kendimi
Korkak bir ihtilalim sesi gür çıkan
Kendini beyaz sanan bir zenciyim belkide

09 Ekim 2016 266 şiiri var.
Yorumlar