İçimde Oralı Biri Var
İçimde oralı biri var içimde ki ben hep orada yaşıyor..
Her şeyden önce sen vardın.
Zaten sen hiçbir zaman yok olmadın ki.
Saçıma düşen ilk ak gibi..
Gökyüzünde gördüğüm ilk mavilik..
Ya da gözlerimi ilk açtığımda..
Görüş alanımı süsleyen,
Tüm güzellikler gibi bir şeydin..
Bir damlada senin çocuksu ağlamaların,
Üzüldüğün zaman çocuklar gibi,
Kızaran yanakların vardı..
Ve çocukların ki kadar
Günahsız küçük bir karıncayı
Eksiltmekten korkan sesin...
Bakışlarını hatırladım gecenin dondurucu soğuğunda..
Bu akşam bakışlarınla ısındım..
Karanlığım yüzünle aydınlandı yıldızları gözüm görmedi..
Onun yerine gözlerinin derinliklerindeki sonsuz maviliklere daldım..
Benim yıldızım orada yaşıyordu
Ve sen yaşadığın müddetçe de asla kaymayacaktı buna inanıyordum.
İnsanlar vurulunca değil unutulunca ölür
Her eşkiya öldüğünde bir yıldızın kayması yalandır..
Aslında insanın yıldızı öldükten sonrada yaşar
Ve bir eşkiyayı hatırlayan bir kır çiceği varsa
İşte onun yıldızını bütün ihtişamı ile parlarken görebilirim ben ama insan unutulamaya görsün!
Ne yıldız kalır ne güneş ne de ay...
En çok neyini severdim biliyormusun?
Bunu sana hiç söylemedim değil mi?
Hani sitemlerin vardı ya sonra kızmaların çocukca
Bana ne kadar sitem edersen seni o kadar çok severdim.
O halin hoşuma giderdi..
Birkaç gün konuşmadan öyle beklerdim.
Sonra dayanamaz tekrar barışırdın
Benimle belki başkaları olsa kırgın durabilirdin
Ama benimle asla!
Sana kötülük yapsam bağırıp çağırsam
Hatta dövsem günlerce konuşmasam yine de kırgın duramazdın benimle!
Kalbin o kadar hassastı ki
Dokunsam billur bir avize gibi paramparça olacak sanırdım.
Sonra o şehrin sahilleri...
Yakamozları kalbine benzetirdim
Küçük bir dalga darbesiyle paramparça olan yakamozları..
Seninde kalbinde böyle hassastı işte
Ne zaman nasıl kırılacağı belli olmazdı..
Hatta kalbini kıran insan bile bunun farkına varmazdı.
Bunu sadece sen bilirdin birde ben...
Eminim ki benden başka hiç kimse bunu yüzünden okuyamazdı.
Senin dilinden en iyi ben anlardım.
Bir damla gözyaşında cocuklar vardı...
Sonra tomurcuklar o gözyaşıyla sulanıp tel tel filiz verdi...
Biranda kendiımi gül bahçesinin tam ortasında buldum etrafım güllerle..
Hava kır çiçeği kokusuyla doluydu..
Doyasıya kokladım inan dikenlerin elime batması bile bana en ufak bır acı vermedi.
Çiçekler sokağında bütün çiçeklerimi gördüm inanabiliyor musun?
Ellerimle yetiştirdiğim bütün çiçeklerimi gördüm diyorum sana..
Nasılda boy vermişler bu akşam radyo da yine o parça
Yine o parça çalıyor..
Can dostum !
Yine dost olmanın yine oralı olmanın canım her ıstediğinde seni görerek yaşamanın ne olduğunu şimdi daha iyi anlıyorum...
Önümdeki yazıyı ıslatan o birkaç damla
Akşamdan beri ruhuma işleyen o muzik sesi beni dalgalarla sahile!...
Vuran yorgun balıklar misali o şehrin sahillerine sürüklüyor
En çokta senin okyanuslar kadar engin yüreğine sürüklüyor..
Aradan geçen onca zaman
Sahildeki kum tanecikleri gibi avuçlarımda ufalanı veriyor..
Mesafe bir yangın sonrası rüzgardan dağılan küller gibi dagılıveriyor..
Kısacası sana gelmemi hiçbir şey engelleyemiyor..
Dışarıda alabildiğine bir yağmur
Bahçedeki ağaçların birbirine çarpan dalların uğultusunu duyuyorum...
Yağmur damlacıkları bütün hırsıyla camlara vurup intahar ediyorlar.
Yüreğimde ki yaşları silip içeri giriyorum.
Bu gece sizin oralarda yağmurlu mu?
Ya bizim deniz?
Ya sen?
Sen ne yapıyorsun bu havalarda?
Yağmurlu havaları çok severdin..
Bana gelişlerin ya yağmurlu ya da karlı havalarda olurdu..
Aslında yağmur senin gozlerindeydi..
YüREĞINDE...
Işte sen bana böyle havalarda güç verdin..
Şimdi orada yaşamanın ne demek oldugunu düşünüyorum.
Galiba her şey sendin bu gece sende uykusuz musun benim gibi?
Benim gibi?
Senin gözyaşlarında da ben var mıyım !
Pencerene yıldızlardan önce benim kalbimde ki ışık vuruyor mu?
Dışarıda çılgınca yağmur yağıyor gozlerim şimdi hatıralarla ıslak..
Hala o parça çalıyor can dostum !
Şimdi uzaklardayım dersem sen inanma...
Çünkü içimde daima oralı biri var
Ben nereye gidersem gideyim içimdeki ben hep orada yaşıyor..
(!)
Aşk'ıma..