İhanet
Sana el değmemiş sevgiler verdim.
Her gün sevgi sözcükleri söylenmiş bağlar büyüttüm.
Sense talan ettim tüm bahçemi.
Kolumu, kanadımı kırdın.
Bütün bunlar yaşanırken korkmadın bile ,
Üzülmedin akacak olan gözyaşlarıma.
Şimdi yapayalnız kalakaldım.
Kucağıma verdiğin acıyla.
Günler geçiyor, fark ediyorum ki,
Aldığım nefesler yarım.
Nefesim dedim sana,
Nefessiz kaldım.
Bağrımda bir acı var gittikçe kavuruyor ateşi.
Ey Allahım! Ben nerde yaptım yanlışı,
İstemiyorum artık doğru, düzgün biri olmak.
Oldum da noldu ki, sırtımda cam kırıkları
Benim dünyam yıkıldı,
Sığındığım kaleler yıkıldı.
Hayallerim yıkıldı,
İnançlarım yıkıldı.
Yıkıldım.
Yıkıldım.
YIKILDIM.
Savaş meydanında anasız babasız kalmış bir çocuğum.
Kazanan kazanmış,
Kaybeden kaybetmiş.
Bense bir hiçlikte.
O kadar zor ki düzelmeye çalışmak.
Her gün ağladığımı saklamak.
Sanki mezarımı kazmışlar da,
Toprağı atmak da bana kalmış gibi.
Şimdi içimdeki yangınla bekliyorum,
Bekliyorum mezarımda çiçek açar diye.
Onun sevdiği her şeyimi değiştirmek istiyorum.
Canı çok yansın,
Yaktığı yerden yansın.
Külleri uçsun, savrulsun.
Şu yalnızlığıma bir yol arkadaşı bulduğumu sanarken,
Meğer beni içimdeki kuyulara itenmiş.
Bilemedim.
Karanlık.
Tanrım! Nasıl geçer bu acı.
Gözlerim buğulu bakıyor artık.
Aklımı yitiriyorum içimdeki seslerden.
Aşkım acısı da aşka dahilmiş evet,
Ben kaldıramıyorum bu acıyı Tanrım.
Kaldırabiliyormuş gibi görünmekten de yoruldum.
Yine kalakaldım kendimle başbaşa.
Yine kırıldı dallarım,
Koparıldı iplerim.
Limanda ipi çözülmüş boş bir kayık gibiyim.
Şimdi bilmiyorum akıntı nereye götürecek.
Zamana bırakalım,
Ne komik bir laf.
Birileri bakarsa gözlerimin içinde,
Görecekler her şeyi.
Birinin kendisini bana adayacağı biri değilmişim ben.
Bunu öğrettiler.
Benim kalbim çok küçük Allahım,
Basıl başa çıkarım bu yangınla.
Ölüp giderse, küsüp giderse yüreğim,
Ne yaparım.
Hangi yolda yürüyeceğimi,
Kimin kapısını çalacağımı,
Hangi omuza yaslanacağımı,
Bilmiyorum.