İngiliz Bir Rom
Rüzgara teslim sözlerin ucunda
Kör bir korkuya itiliyor kulaklarım. Ürperiyorum hayata.
Yolları uzun....
Hisliğe açılmış,
kök pencerelerimiz...
Artık konuşamıyoruz, çoktan.
Susuyorum,
seni tekrar tekrar kaybetmekten
Gözleri ufuğa kilitlenmiş
haylaz bir öpücük yanağımda
Bin uhdenin nazına süzülüyor
gökkubbede.
Kanatları karanfil kuşlar, uçuyor bak!
Dolaşık bir zaman...
uçuyorlar ta ki güneşin alnına,
Yine ölüyorum,
beni tekrar terketmenden.
Mesafeleri aşan Nil boylarında
Ve mesafeleri şaşan
Ankara adımlarımda, bir sarhoş zaman
Anı belirsiz.
O yaramaz kelebeklerle
Seni sevişiyorum herkese.
En iyi hikayem, "sesin" benim,
ses ver....
O rüyada, orada
Altın kumlar serili, denize germeç,
kızıl tenlerimiz.
Güneşin beyaz tenine sunulan
O bilindik yerdeyiz
Tabiri aciz bir yakamoz...
Hasıl olan yine bir hece vakti
yüreğimin mülki amiriyim.
Maskeler giydirilmiş,
o küçük bardaklarla;
Sergi salonundan fırlamış, Fransız gülüşü,
Ukela bilginin gölgesinde de
İngiliz bir rom; sustalı selam
Delip geçiyor kelimeler bizi
Dostum, anlamıyorlar...
Türkü yaralı...
Hiçbiri seni koparamıyor benden
kulaklarım titriyor ayaza...
Seni sevişiyorum her şeye
uzaktan geçen buluta
Yeni açan tomurcuğa
Ve masadaki yarı çıplak
tuzlu fıstığa...
Hasrete gebe.
Dinginliğe çekilen, o deniz kıyısına...
Bir sıcaklık ver...
Kuytu kıyıya sökülen kusmuk; ne varsa aşka dair;
Uzaktan dokunulmuyor Akdeniz'e
ve elleri kayıp sana,
Seni, sensiz sevişiyorum kendime.
Parmak oluşturması
Aksında çoğalıyor sessizliğin,
Bir daha yankılanıyor aşk
tekin sevdalara...
Vali yellenmesinden
infaz çıkaran ucuz bir zabıta
gece sesleri
devrik zamanın, ortasında;
Fütursuzca
Çek diyor bir de elini eteğini,
çilingir tezgahından.
Buzum bitmiş...
Ama gel şimdi gör
Kanatlarım karanfil.
Geçerli bir sevdanın ruhuna teslim...
Ağla ve Gül,
öp ve sarıl
sevgilim.
Bu sevi-şkiler
İngiliz bir rom nazarından,
Buzulları erimiş...
Tcpassenger_ierdoğan
25.06.2026/Ankara
Milçökmüşzaman
Geçerli bir aşk yoksa
Geçerli bir buzul vardır.
Tcpassenger

