İnsan İnsana Değer
İnsan insana değer bir şekilde
Ya dar bi sokakta
Yada akşam üstü deniz kenarında
Bazen en fırtına dolu anda
Bazende en haykırışlı kahkahanın sonunda
Belki hüzün dolu cenaze safında
Belki de bi düğünün halayında
Kimi vakit bir sigaranın dumanında
Kimi vakit çayın en sessiz yudumunda
Bir omza düşen başta biraz
Bir “geçer” diyen seste çoğalır yavaş yavaş
Çünkü insan insana bazen ekmektir
Aç kalmış ruhun önünde sıcak bir sabah
Bazen hiç tanımadığı bir çift gözde bulur kendini
Sanki yıllardır aynı yarayı taşımış gibi
Ve en çok da gece inerken şehrin üstüne
Kimsenin kimseye yetişemediği saatlerde
Birinin “buradayım” demesiyle hafifler dünya
İnsan insana iyi gelir aslında
Yeter ki kalbi acele etmesin
Yeter ki biri gerçekten dinlesin
Ve biri giderken değil de
Kalırken dokunsun insana
İnsan insana değer bir şekilde
Kimi göz göze gelmeden
Kimi tek cümlelik bi “iyi misin”de
Kimi omzuna bırakılan yorgun bi sessizlikte
Bazen gece yarısı susmayan telefonlarda
Bazen çayın buharında unutulan dertlerde
Kırılmış bi kalbin eşiğinde
Ya da dönüşü olmayan vedalarda
İnsan insana değer bir şekilde
Birbirinin eksik yerini ezberleyerek
Kimsenin görmediği yaraları
Sanki kendi canıymış gibi taşıyarak
Kimi bi hastane koridorunda
Kimi yağmurlu bi otogar akşamında
Hiç tanımadığı birine bile
“Üşüme” der gibi bakarak aslında
Ve gün gelir herkes dağılır
Sokaklar eski sesini kaybeder
Ama bazı insanlar kalır içinde
Bir şarkının en kırık yerinde bekler
Çünkü insan insanın kalbine değer
Bir ömür yetmeyecek kadar derin
Bazen de sadece bir anlık
Ama unutulmayacak kadar teğet geçer...
