Kader'in Oyunu

Saklambaç

Şahbaz güneş, semanın önüne aydınlık serdi
saklandığın dûzâhta gölgeni görebilmem için..
Hüzün ardışık sayılar gibi üstüme dökülüyor,
tıpkı mart ayında gökkuşağı eşliğinde yağan,
ılık yağmur taneleri gibi..
Rasatladığım lügatlarımın arasındaki,
aşk kelimelerinde ismini aradım,
her bir harfinde mutluluk kokan..
ancak anlamını çözdüğüm cümlelerin
hiçbiri doldurmadı gülüşündeki ışığı..
bu yüzden, bir ölüm bahanesiydi belki,
Seni aradığım bütün kapıların bedenimi ters tepişi..
İçimde sevgiyle beslediğim kalbi parçalamak tek çaremdi,
fakat ziyaret amaçlı bile uğramadığın
bir yerde seni aramak nafile..
Bu uğurda seni aramanın bedeli olarak,
satırlarımla doğradığım kalplerin
vebalini veriyorum nafile..

Körebe

Sehabların, gri'ye tokat vurduğu bir kıvamda,
merceklerimi sarımsılığa doğru dikiyorum..
Sivri ve kara kirpiklerimin arasında,
hapis cezasına çaptırılmış eli mahkum bir suçlu gibi..
Aşkın akıcı azizliğine kapılmış göz bebeklerim
demir parmaklıklardan alıntı, kirpiklerimin arasından,
sitane parlaklığındaki aydınlığı ararcasına gözetliyorum..
Senden öte daha kuvvetli bir ışık görene kadar,
üstleniyorum bu bilmezliğe yumruk atan divane rolünü..
Oysa kabullenemediğim masallar deryasında,
ben, sadece kör bir aşk ebesiydim..
Başkalarının mutluluğunu doğuran,
Ancak, kendi yalnızlığına gebe kalan..

Elim sende

Kalbindeki tükenmez kalem tadındaki sevgi çevgânı'nın,
yüreğimdeki ölü çiçeklere dokunduğu safhadayım,
bu safhada tek başıma kıyam getirip hazırlanıyorum,
kalp atışlarıma kasıtlı yapılan,
cinayet sonrası için kıldığım, cenaze namazıma..
Ve kurmaca bakışlar üzerinde görüp göreceğim,
en kaliteli aşk katlini gerçekleştiren sevdiğimin anısına,
iman aşkından düşen bir fatiha'ya ve bu uğurdaki acılara amenna..
Usumda tasarladığım yalanlardan tek kalandı,
filmin el/vedası cestesinde hayal ettiğim eli tutuşun..
Bu yüzden ittisâl sahnesini çevirene kadar,
kendine ölüm kadar iyi bak..
Çünkü gitme diye kapı arasına koyduğum
günden sonra elim sende.

Köşe kapmaca

Eşcar kökleri için kızıl topraktaki
altın tahtlı köşesinde kurulurken,
uşşâk birbirinin göz bebeklerinde yaşarken,
Sema sabah güneşle, akşam ayla bizleri aldatırken,
teklik savaşımı veriyorum kullar aleminde..
Gönlümü gönlüne bağlamaya başladığım zamanda,
yürek kapından elimi geri çevirdiğin günden beri,
bütün adımlar ve yansımalar yaşam çizgimden yana karamsar..
Haydi sevgilim,
uyan artık boğulduğun uykudan..
hayallerimde kurduğum o evde,
içi gölgem kadar karanlık biri var.

30 Ağustos 2011 68 şiiri var.
Yorumlar